İnsan zihni, yaşadığı olaylara sürekli anlam verir.
Bazen henüz gerçekleşmemiş bir ihtimali olmuş gibi düşünür, bazen geçmişte yaşanan bir anı bugüne taşır, bazen de kendimizle ilgili yıllar önce oluşturduğumuz bir düşünceyi değişmez bir gerçek zannederiz.
> "Ben zaten böyleyim." > > "Bunu yapabilecek biri değilim." > > "Hayır dersem beni yanlış anlarlar." > > "Her şeyi kontrol etmezsem kötü bir şey olur."
Bu düşünceler zamanla seçimlerimizi, ilişkilerimizi ve davranışlarımızı etkileyen otomatik kalıplara dönüşebilir. Bir süre sonra aynı durumların içinde benzer tepkileri verirken kendimizi bulur; neden böyle davrandığımızı bilsek bile bunu değiştirmekte zorlanabiliriz.
Zihin koçluğu, düşüncelerini susturmaya ya da her şeye olumlu bakmaya çalışmak değildir. Zihninin nasıl işlediğini, hangi düşüncelerin seni yönlendirdiğini ve bunların hayatındaki karşılıklarını fark etmeye dayanan bir çalışma sürecidir.
Amaç sana ne düşünmen gerektiğini söylemek değil; düşüncelerinle aranda daha bilinçli bir mesafe oluşturabilmektir.
Zihin koçluğunda ne yapıyoruz?
Seanslarda hayatında ele almak istediğin konuya birlikte bakıyoruz.
Öncelikle seni zorlayan durumun ne olduğunu belirliyor; bu durum karşısında zihninden geçen düşünceleri, hissettiğin duyguları ve ardından ortaya çıkan davranışlarını inceliyoruz.
Çünkü çoğu zaman bizi yalnızca yaşanan olay değil, o olaya verdiğimiz anlam etkiler.
Bir olay karşısında oluşan düşünce bir duyguyu, o duygu da otomatik bir davranışı harekete geçirebilir. Bu döngü fark edilmediğinde kişi aynı tepkileri tekrar tekrar yaşayabilir.
Seanslarda bu bağlantıları görünür hâle getirerek şu soruların izini sürüyoruz:
- Bu durumda zihnim bana ne anlatıyor?
- Bu düşünce bende nasıl bir duygu oluşturuyor?
- Bu duygunun içindeyken nasıl davranıyorum?
- Bu davranış beni gerçekten istediğim yere götürüyor mu?
- Burada bana ait olan sorumluluk ne?
- Aynı duruma başka hangi açıdan bakabilirim?
- İhtiyacımı daha açık ve sağlıklı bir şekilde nasıl ifade edebilirim?
Amaç düşünceleri "iyi" ve "kötü" diye ayırmak değil; hangilerinin bugünkü hayatını desteklediğini, hangilerinin ise artık otomatikleşmiş eski bir alışkanlık olarak devam ettiğini görebilmektir.
Fark etmek neden önemlidir?
Bir davranışı değiştirebilmenin ilk adımı, o davranıştan hemen önce zihinde ve bedende neler olduğunu fark etmektir.
Örneğin kişi eleştirilmekten korktuğu için sürekli kendini açıklıyor, reddedilme ihtimali karşısında istemediği şeylere "evet" diyor veya başarısız olabileceğini düşündüğü için başlamayı erteliyor olabilir.
Dışarıdan bakıldığında bunlar birbirinden farklı davranışlar gibi görünür. Fakat altında benzer bir düşünce kalıbı bulunabilir:
> "Yeterli olmazsam kabul edilmem."
Zihin koçluğu bu kalıpların nereden geldiğini kanıtlamaya çalışmaktan çok, bugün hayatında nasıl çalıştığını fark etmene yardımcı olur.
Çünkü fark ettiğin yerde seçim alanın genişlemeye başlar. Otomatik olarak verdiğin tepkiyle gerçekten vermek istediğin karşılık arasındaki farkı görürsün.
Seanslarda hangi konular çalışılabilir?
Zihin koçluğu seanslarında;
- Karar vermekte zorlanma,
- Erteleme ve başlayamama,
- Sürekli kendini sorgulama,
- Sınır koymakta ve "hayır" demekte zorlanma,
- Başkalarının beklentilerine göre hareket etme,
- Tekrar eden düşünce ve davranış kalıpları,
- Kontrol ihtiyacı,
- Mükemmeliyetçilik,
- Değişim sürecinde yönünü belirleme,
- Hedef oluşturma ve harekete geçme,
- Kişinin kendi ihtiyaçlarını ve sorumluluklarını fark etmesi
gibi günlük yaşamda karşılık bulan konular ele alınabilir.
Her seans kişinin ihtiyacına göre şekillenir. Hazır cevaplar vermek yerine doğru sorular, farkındalık çalışmaları ve günlük hayatta uygulanabilecek küçük adımlarla ilerlenir.
Bu çalışma kimler için?
Zihin koçluğu;
- Aynı düşünce ve davranış döngülerini tekrar ettiğini fark eden,
- Ne istediğini bildiği hâlde harekete geçmekte zorlanan,
- Kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını daha iyi tanımak isteyen,
- Seçimlerinin sorumluluğunu alarak yaşamında daha bilinçli adımlar atmak isteyen,
- Kendini suçlamadan fakat kendine karşı dürüstçe bakmaya hazır olan kişiler içindir.
Bu süreçte amaç "başka biri" olmak değildir. Kendini daha iyi tanıyarak, otomatik tepkiler yerine sana daha uygun seçimler yapabileceğin bir alan oluşturmaktır.
Zihin koçluğu kişisel farkındalık ve gelişim odaklıdır. Psikolojik danışmanlık, psikoterapi veya tıbbi tedavi değildir; tanı koymaz ve ruhsal hastalıkların tedavisini üstlenmez. Bu alanlarda ihtiyaç duyulması hâlinde ilgili sağlık uzmanlarına başvurulmalıdır.